Son Dakika: MANA KÖKLERİYLE İRTİBATLI KAHRAMANLAR YETİŞTİRMELİYİZ
AnasayfaYazarlarAlbümAnketlerÜye KayıtÜye Girişİletişim
Arşivde Ara  
Biyografi
Hakkında
Rüyalar
Şiirler
Dua İçin
Medyada
Kaleminden
Güncel
Yazarlar
Sizden Gelenler
Türk Okulları
Muhalifler
Musiki
Haber
Kitaplar

Erkam TUFAN
Yazar
e.aytav@gyv.org.tr

"İşte ben bu hareketi şimdi anladım"


Bir gün arabamın tamiri için sanayiye gitmiştim.
Arabam tamir edilirken servis sahibi ile bir taraftan sohbet ediyor, bir taraftan da çayımızı içiyorduk.

Gözüme bir köşede masaya ilişmiş, harıl harıl elindeki kâğıda bir şeyler yazan bir şahıs ilişti. Daha önceden tanıdığım bu şahıs Ümraniye’de orta ölçekli bir konfeksiyon dükkanını işleten bir esnaftı.

“Hayrola başını kaldırmadan neler karalıyorsun?” diye sorarak yanına yaklaştım. Elindeki kağıtta Sibirya Tuva’da eğitim yapan bir okulun öğrenci listesi vardı. Her ismin yanında pantolon, gömlek, etek, kravat yazmış ve bazı isimlerin karşılarına da çarpı işareti koymuştu.

Meğerse Ümraniye’deki konfeksiyoncuları tek tek gezerek Sibirya Tuva’daki Türk Okulunda okuyan çocukların üniformalarını tedarik etmeye çalışıyormuş.

Buna benzer milyonlarca örnekten bir tanesi de Prof. Thomas Michel anlatmıştı. Güneydoğu'daki bir demircinin kazandıklarından Afrika’da bir okula gönderdiğini öğrenince demircinin yaptığı bu fedakârlıktan çok etkilendiğini söylemişti.

Bu fedakâr insanlara “hiç Sibirya’ya, Afrika’ya gittin mi? O talebeleri gördün mü?” diye sorsanız, kesinlikle “hayır” cevabı alırsınız.

Bu ülke insanı sırf inandığı için dişinden tırnağından arttırıp dünya insanının yardımına koşmakta.

Bu mesele, bu topraklara yabancı bir insana kolay izah edilebilir durum değildir; bu nasıl bir motivasyondur, nasıl bir adanmışlıktır?

Bir gün bir grup akademisyen ve yazarla Tanzanya’ya gitmiştik. Tanzanya’da fedakâr öğretmen ve işadamlarının yaptıklarını yerinde görme fırsatı elde edecektik.

Heyeti en çok etkileyen neydi biliyor musunuz? Okulun bahçesindeki kabir. Üstü güllerle donatılmıştı. Heyettekiler gibi ben de şaşırmıştım. Bir kabrin okulun bahçesinde ne işi olabilirdi? Peki bu kabir kime aitti?

Okulun müdürünün “burada yatan, sponsorlarımızdan biriydi” cevabı her şeyi açıklıyordu. 15 gün önce burada bu ağacın altında birlikte oturmuşlar, sanki öleceğini bilmiş gibi “buralarda ölürsem, beni okulun bahçesine; bu ağacın altına gömün” demiş, Erkan Çağıl.

Evli ve iki çocuk babası bu hizmet gönüllüsü, buraya, Tanzanya’ya Türkiye’deki işini bozmuş da gelmiş. Araba tamir işi yapıyor, kazandıkları ile de okula sahip çıkıyormuş. Okulun bir ihtiyacı için bir yere giderken trafik kazası geçirmiş. Hastaneye kaldırmışlar. Ancak komadan çıkamamış. Son anlarında bile hep okulu soruyormuş.

Kabrin başında bütün bunları müdür bey bizlere anlatırken heyetten birisi kulağıma eğilip “işte ben bu hareketi şimdi anladım” demişti.

Geçenlerde Fethullah Gülen, yaptığı bir açıklamada “Allah'ın inayetine inanmayan ve milletin himmetini bilmeyen kimseler, bundan sonra da "Değirmenin suyu nereden?" deyip duracaklar. İstiklal Mücadelesi'ndeki fedakârlıkları anlayamayanların bu hareketin gönüllülerini anlamaları da mümkün değildir!” diyerek bu konuya parmak basmıştı.

Her şeyden önce Allahın inayeti tabiî ki. Sırf yapılan fedakarlıklarla da konunun izahı aslında çok mümkün değil.

Ortada büyük bir başarı söz konusu. Sebep sonuç ilişkisi içerisinde yapılanlara bakarsanız büyük bir orantısızlık görürsünüz ve “bu sebepler bu sonuçları doğurmaz” dersiniz.

Küçük ve orta ölçekli işadamları ve genç eğitimci kadrosu gibi amatör sebeplerle profesyonel neticeler elde etmek için denkleme büyük bir gücü ilave etmeniz gerekir. Allah’a ve inayetine inancınız yoksa, bu büyük gücü yeryüzündeki birtakım güç odaklarında aramak zorunda kalırsınız.

Evet, anlamak için öncelikle Allahın inayetine ve sonra da bu milletin neler yapabileceğine inanmak gereklidir.

Yoksa yapılanları bir takım güçlere havale ederek izaha çalışmak Allah’a ve bu millete yapılmış çok büyük bir saygısızlık olacaktır.


Bu yazı 24/01/2008 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Hakan Albayrak'a Açık Mektup
  2. Gata ve Yaş Mağdurlarının Dramı
  3. Gülen Halit Refiğ`e niçin `vefalı dost` dedi
  4. Anadolu Yiğitlerine de Bu Yakışırdı
  5. Sevgi Okulları Adı Çok Yakışıyor
  6. Kuzey Irak o Kadar Irak Değil
  7. “Siz Türk Gibi Değilsiniz”
  8. Putin Başkan Zenit Şampiyon
  9. "İşte ben bu hareketi şimdi anladım"
  10. Onur Diye Bir Şey Kaldı mı?
Alıntı Yazılar
Harun TOKAK
Ben Seni Bırakmam...
Erkam TUFAN
Hakan Albayrak'a Açık Mektup
H. GÜLERCE
'Cemaat' neden gündemde tutuluyor?
Cemal UŞŞAK
Geri Dönen Osmanlı Değil
E. DUMANLI
Kim mağdur? Avcı mı, 'cemaat' mi?
Necdet İÇEL
Hocaefendi...
Salih YAYLACI
ABANT Platformu Toplanıyor; Yeni Bir Anayasaya Acilen İhtiyacımız Var
Ali BAYRAM
Özkemen Okulu
Computerman .
Amerika'yı da Fethullah Gülen yönetiyor!
A. TAŞGETİREN
Yiğidi Öldür Hakkını Yeme !!!
Osman ÖZSOY
Sen de mi Fethullahçısın?
Hadi ÖZIŞIK
Hizmetin Adı Fethullahçılık mı?
M. METİNER
Kuzey Irak İzlenimleri
Nazlı ILICAK
PKK, DTP ve Laiklik
H. BABAOĞLU
Alp Nuhoğlu ve Bebeği Kimin Umurunda?
Nuray Başaran
Fettullah Gülen ile 1 saat 15 dakika
Sevim Gözay
Kara kıtada kırmızı - beyaz duygular
Abdullah AYMAZ
Düğününe Sultan Fatih geldi
Ahmet KURUCAN
Kahire Konferansı-Entellektüellerin Gözü ile Gülen Hareketi-2
Nuh GÖNÜLTAŞ
İnsanlığa Olan Borcumuzu Ödüyoruz..
Hekimoğlu İSMAİL
Yeryüzü Bir Kalbur Dostları Eliyor