Son Dakika: MANA KÖKLERİYLE İRTİBATLI KAHRAMANLAR YETİŞTİRMELİYİZ
AnasayfaYazarlarAlbümAnketlerÜye KayıtÜye Girişİletişim
Arşivde Ara  
Biyografi
Hakkında
Rüyalar
Şiirler
Dua İçin
Medyada
Kaleminden
Güncel
Yazarlar
Sizden Gelenler
Türk Okulları
Muhalifler
Musiki
Haber
Kitaplar

Abdullah AYMAZ
Gazeteci Yazar
editor@fethullahgulenhasreti.com

Mezar Taşına Atılan Çentikler


Tunceli'de Munzur Koleji açılışında oradaki eğitim müesseselerini gezip görme imkânımız oldu. İlk açılan kolej binası şimdi anaokulu olmuş.

"Erener" isimli bu yuvayı gezdik. Gerçekten çok modern... Dört-beş ve altı yaşa kadar üç ayrı sınıfta ele alınıyor. İngilizce ve bilgisayar da öğretiliyor. Dört yaş grubunun bulunduğu sınıflardan birisine girmiştik. Minik bir yavru "Buraya başbakan gelecekmiş... Yoksa siz başbakan mısınız?" diye sordu. Ben de, "Yanlış duymuşsun Tunceli'ye üniversite açmak için Cumhurbaşkanı geldi." dedim.

Anaokulundan başka, ilköğretim okulu, Anadolu lisesi ve fen lisesi var. Yani hepsi dört ayrı okul oluyor. Devlet Bakanı Faruk Çelik, bu liseleri açmış oldu. Bunun dışında bir de spor okulu açmışlar. Futbol, basketbol, karate gibi spor dallarında bu kolej ve okulların dışında, Tuncelili diğer öğrenci ve gençlere hizmet veriyorlar. Devamlı olarak 280 civarında öğrenci bu spor faaliyetlerine katılıyor. Spor kurslarının başında Tunceli'nin yerlisi olan beden eğitimi öğretmeni Ali Bey var. Şimdi bir liseye müdür tayin edilmiş fakat bu spor faaliyetlerine de devam edeceğine dair söz aldıktan sonra müdürlüğü kabul etmiş. Hatta Dersim Spor kurulduğu vakit kendisinin bunun başına geçmesini istemişler. Ama o, "Zamanında ben sizlere teker teker müracaat ettim. Gençleri sportif faaliyetlere yönlendirelim, destek olun dedim, olmadınız ama Munzur Koleji bu işe fedâkârca sahip çıktı. Şimdi ben onları bırakamam." demiş.

Anadolu ve fen liselerinin Devlet Bakanı Faruk Çelik tarafından açılmasından birkaç saat önce Malatya'dan bazı dedeler ve eski Belediye Başkanı Cemal Bey de Munzur Koleji'ne gelmişti. Onlarla sohbet ettik verilen mesajlar çok kucaklayıcı ve birleştirici idi. Açılışın yapıldığı akşam okul aile birliği üyeleriyle Tunceli dışından açılışa gelen misafirler beraber akşam yemeği yenildi. Ankara'dan gelenlerden Cüneyt Kaya'nın tevafuken o gün, doğum günü imiş. Süleyman Bey kendisine "Demek bu güzel günde sen de mezar taşına bir çentik atmışsın." dedi. Sonra da, "Bunun mânasını Hamit Bey izah etsin." dedi. Hamit Bey, "Bir grup bir yerden geçerken bir kabristan görmüşler. Pek çok mezar varmış ve taşlarında çentikler ve karşılarında 'Şu tarihte yirmi dakika veya iki saat yaşadım' şeklinde yazılar varmış. Sonra köye gitmişler bakmışlar, herkes hayatta. Daha hayatta iken niye mezar taşlarının bulunduğunu ve bu yazıları niçin yazdıklarını sormuşlar. Onlar 'Biz, iyi bir gün, iyi bir hatıra yaşadığımızda veya hoş şeyler, güzellikler meydana getirdiğimizde bunu gerçek bir yaşama sayar ve müddetini de mezar taşımıza bir çentik atarak belirtiriz.' demişler. Cüneyt kardeşimiz de bugün Tunceli'de işte böyle güzel bir gün yaşadığı için Süleyman Bey böyle söyledi." dedi. Sonra da aslında meselenin tamamen niyete bağlı ve niyete göre olduğunu anlatmak için de şöyle bir kıssa anlattı:

"Bir padişah maiyetiyle bahçeleri gezmeye çıkmış. Bir nar bahçesinin yanına gelince bakmış çok güzel ve çok büyük meyveleri olan nar ağaçları var. İçinde güzel bir pınarı var. 'Burada biraz konaklayalım.' demiş. Bahçe sahibi ihtiyar, üç çeşit nar getirmiş. Padişah birisine bakmış; büyük büyük nar tanelerinden meydana geliyor. Yemeye başlamış. Sanki Cennet taamı gibiymiş... Aslında yeterince yemiş. Ama bir de ikincisine bakayım demiş. O da tatlıymış, dünyada en iyi narlardan sayılırmış ama ilk yediği kadar değilmiş. Bu sırada içinden 'Ya bu kadar şahane bir nar bahçesi böyle bir ihtiyarın değil, benim gibi bir hükümdar ve hünkarın olması gerekir' diye geçirmiş. Sonra 'Bir de şuna bakayım' diye üçüncü nardan yemeye başlamış ama dünyanın en acı, en iğrenç narı oluvermiş. Şaşırıp kalmış. Bunun sebebini bu pîr-i faniye sormuş. O da 'Efendim, bizim narlar niyete göre tatlarını belirtirler.' deyivermiş."

İşte birbiriyle kenetlenmiş bu eğitim gönüllülerinin iyi niyetlerinin ve yüreklerinin sesi ve gönüllerinin gücü ile bu eğitim yuvaları da inşaallah güzel meyveler verecek ve güzel nesiller yetiştirecek...

Bu yazı 27/11/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Düğününe Sultan Fatih geldi
  2. Mezar Taşına Atılan Çentikler
Alıntı Yazılar
Harun TOKAK
Ben Seni Bırakmam...
Erkam TUFAN
Hakan Albayrak'a Açık Mektup
H. GÜLERCE
'Cemaat' neden gündemde tutuluyor?
Cemal UŞŞAK
Geri Dönen Osmanlı Değil
E. DUMANLI
Kim mağdur? Avcı mı, 'cemaat' mi?
Necdet İÇEL
Hocaefendi...
Salih YAYLACI
ABANT Platformu Toplanıyor; Yeni Bir Anayasaya Acilen İhtiyacımız Var
Ali BAYRAM
Özkemen Okulu
Computerman .
Amerika'yı da Fethullah Gülen yönetiyor!
A. TAŞGETİREN
Yiğidi Öldür Hakkını Yeme !!!
Osman ÖZSOY
Sen de mi Fethullahçısın?
Hadi ÖZIŞIK
Hizmetin Adı Fethullahçılık mı?
M. METİNER
Kuzey Irak İzlenimleri
Nazlı ILICAK
PKK, DTP ve Laiklik
H. BABAOĞLU
Alp Nuhoğlu ve Bebeği Kimin Umurunda?
Nuray Başaran
Fettullah Gülen ile 1 saat 15 dakika
Sevim Gözay
Kara kıtada kırmızı - beyaz duygular
Abdullah AYMAZ
Düğününe Sultan Fatih geldi
Ahmet KURUCAN
Kahire Konferansı-Entellektüellerin Gözü ile Gülen Hareketi-2
Nuh GÖNÜLTAŞ
İnsanlığa Olan Borcumuzu Ödüyoruz..
Hekimoğlu İSMAİL
Yeryüzü Bir Kalbur Dostları Eliyor