ÜSLUBUMUZ
Üslûbumuz sevgi, aşka adanmış canımız, Karşılıksız çarpar sînelerimiz, çarpınca. Herkese şefkatle ulaşmak heyecanımız; Hele içimizi Muh
IŞIĞINLA BULUŞSUN
Her asrın söz sultanı vardır buna inandım, Sensin asrın bülbülü, ey ayyüzlü sevgili. Senin soluklarınla imana, aşka kandım, Çözülür duysa idi sesini g
BURUK BAYRAM
Bir bayram günü ve bu şirin kat Hüzün çökmüş üstüne kat kat Bir zamanlar dağıtırken her yana şefkat. Şimdi etrafına saçıyor ha
ERZURUM'UN GÜLÜ
Ey Allah’ın latif kulu! Sular seller gibi çağlayan kulu! Perişan, derbederlerin dağılırken sağı, solu Na
NERDESİN?
Semadaki yıldızlardan hangisindesin? Ya da hangi mevsimdesin söyle de gelsem Senin masum duyguların hasret içer
GEL GAYRI..
Seninle bir akşam oluyor pencerelerde, Adını buğulu camlara işliyorum. Kulağımda Davudî sesin, Hayalimde Rahma
KARDELENİM
Bir kardelen sevdasıyla geçti ömrüm Kırılsa da, üzülse de hep umutluydu gönlüm Ben gözlerinde huzuru, hem de sevgiyi gördüm El
MAVERA YOLCUSNA
Çok uzun yoldur bu ey mavera yolcusu, Burak gerek, tarif gerek ey Süreyya vurgunu. Zannetme ki bir içimdir
BİR GARİP
Duydum uzak bir yer gurbet isminde, Bir garip yaşarmış zahir cisminde. Dar bir oda tefrişatı manevi, Avun
BUGÜN
Tutuştu gitti gövdem, sinemde canım benim, Yed-i beyzamdan vurulup, yandım nare bugün Kurudu gözümde yaş, damarda ka
GÖNLÜMÜZ SENDE KALDI
Gidişin hayali bile hülyalarımızda sarsıntı İstemez güneş, ay ve yıldızlar sensiz parıltı Son besten Kırık Mızrab’ın hüznünü sardı Gözlerimizde buğu,
İKİNDİ SERİNLİĞİ
Bir ikindi serinliği sunar Efendim, ‘Sohbet-i Cânân’ın bize. Okşar kâkülümüzü sessizce bir el, Dolaştırır,
SANA ÇOK MUHTACIZ
Bizi burda koydun, gittin gurbete, Aklımızda hep sen, daldık sohbete, Elimiz yetmiyor, duamız yete, Dost, inan s
SÖZ SULTANINA
Söz Sultanı'na... Dünyanın bütün dertleri lif lif örgüleşmiş, Gözlerinizi hüzün dolu gördüm efendim... Cemiyetin hali rakik kalbi
GÖÇEMEN KUŞUM
Göçmen Kuşum -kara sevdalılarına ithaf olunur- Gittin ha göçmen kuşum hep ardına bakarak Senden geride kalanl
HOCAMIZA..
Kalenin en büyük taşı nerede? İçinde erlerin başı nerede? Bilmem göz nerede, yaşı nerede? Gurbetten gurbete selamım olsun̷
GÜLE AHUZAR BÜLBÜLE KÂR OLUR
Güle Âhuzâr Bülbüle Kâr Olur Sanma Beg’im ağyârı dost sâfiyâne yâr olur, Ağyârı dost bilen âşikâr âhirde zâr olur, Safiyâne âhirde “G
BİR DUYABİLSEM..
Güzün son yaprakları her dem kızıl rengiyle Gülün dansı gibi gelse bile bana rüzgarda Gülden uzakta nasıl dayanıyorsun!’ nidasiyle
GÖNLÜMÜN GÜLÜNE
Gönlümün Gülüne Dilerse, gözümü giryan eden dost Dilerse, bağrımı biryan eden dost Dilerse, hak ile yeksan eden dost Dilers
BİR GÜL HİKAYESİ
Hicret demişti bülbül Sürgün vermişti ki gül Taze goncaydı o gün Şakıyıp uçtu bülbül. Yıllar sonra dedim kendi kendime Gülün kokusu tüttü bug
HÜSRAN BİTSİN ARTIK
Ağlama! Ne olur, yeter! Dayanamaz yüreğim buna Sensizlik kemirmişken tüm hücrelerimi Ayrılığının ardından kaplamışken gam yürekleri Ağlayışın b
SENSİZLİK KIYISI
Bir gün de yine sensiz geçti bu firakta, "Ayyüzlüm" nidalarıyla aradık bu karanlıklarda, Gözyaşlarıyla süsledik dualarımızı, bu akşamlarda, Ge
VE SEN..
Ey yağmur damlası, Düş artık seni bekleyen topraklara Bağrında tohumları saklayan topraklara Ve öyle bir düş ki tıpkı düşlerde olduğu gibi
UZAKTA
Yokluğunuzun varlığında, Dardayım. Kainat bir yerde, Ben kenardayım. Gözlerim sizi arar, Sonsuz ummandayım. Hasret, kade
YOLDAYIZ
Mesafeleri bizzat biz katedecek, Fatih olup iç-dış fethedecek, Yavuz gibi onun peşinde yürüyecek, Akl-ı selim, ka
ÜSTADIM
Saykal vurup İslam’a atılmışsın meydana, Seninle tülleniyor Yunuslarla Mevlânâ. Beyinden soru silip gül ektin yerl
HOCAM EFENDİM
Mızrabı gönlüme vurdun da gittin; Geceler mahzun, gündüzler garip, olmuyor sensiz. Bizleri yetim, hem öksüz koydun
GEL EFENDİM
Sen gurbete gideli yıllarım hicran oldu. Çiçeklerim soldu mevsim hazan oldu Gözyaşım hiç dinmedi umman oldu. Gayr
O
Yakalayabilseydik senin o engin ufkunu... Küheylanlar gibi koşacaktık fütursuzca Alem-i İslam'ın derdinin şuurunda
ZAMAN
Neden der ya insan Şimdi öyle bir zaman Sevgi yalan özlem yalan Gece karanlığında titrerken zaman “P
YAR YAR
Hicranın, hüzünle doldu gönlüme, Saadet mey’ini sunmaz mısın yar? Firakının bir anı bedel ömrüme, Vuslat-ı canânı kılmaz mısın yar? Hülyala
NE Kİ
Hasret, buralarda hasret kaldık size Anlatılamaz, bu öyle bir hasret ki Kıyas olmaz ama, çölun susuzluğu Ya da gülün sahipsiz
EFENDİM
Bir aksam üstüydü, hayalimde sen vardin, Ve dirilis kokulari geliyordu karanliklardan, Ne olurdu ruhumu nefe
HÜZÜNLÜ GURBETE..
Sanırlar sümbüller içinde sefadayım. Gurbet içinde gurbet hicranım benim. Yedi yıldır tükenmez bir cefadayım. Vatan diye sızlıyor vicdanım benim.
SEN'DEN ÖĞRENDİK
Seni tanıdım dünyam değişti. Ruhum hür, fikrim gelişti. Gönlüm imanın tadına erişti. Senin kıymetini bilemedik Efendim. Sevgi ned
EY HOCAM!
Fatih camii kürsüsünün dibine, çöküp bekledim. Nasip dedim, kısmet dedim ama gelmedin. Şu kem talihe vaz-u nasihati nasip
HİCRAN
Canan beni hicran eliyle vurdu, Öyle ki tek zülfün teliyle vurdu. Kastımda hiç firkat yoktu ama, Bâd-ı hazan çeşmim
FEDAKARLIĞINA ŞAHİDİM
Senden gelen güneşe hasretim Senden akan gözyaşına kurbanım Kararan dünyama ışık oldun ya Mahşerde sorsalar bir tek seni bekl
ARZUHAL
Zincire vurulmuş gibiyim bu illerde, Gözlerim nemli, uzak ufukları tarar. Bir özlem şarkısı daim dillerde, Kalbim
SEVGİLİM
Yüreğin bam telinde tın tın diye bir ses var, Senin için bu nağme, senin için güzel yar. Sensiz bir tehi yurttur, sens
YALVARIŞ
Işığın herkesi mest etti Hocam, Nuruna pervane bütün bir alem. Çaresiz oturdu rayına zaman, Takıldı mekanın ağzına da gem. Al
VUSLATIN BENGİSU
Ruhumun özünde sevgin, ışığın, Rahmanın güneşi sensin bizlere. Kapında ağlıyor işte aşığın, Döndür kor yüreği, nur denizlere. Se
GİTTİN GİDELİ
Gönül sarayımdan gittin gideli, Aynalar yüzüme gülmüyor artık. Sensizliğin buymuş ağır bedeli, Hasret yağmurları dinmiyor artık. Sen var
OKYANUS ÖTESİNDEKİNE
Okyanus Ötesindekine… Bakışların cemreydi kalbime, Nefesin, yıkılmış hayalleri, Solmuş düşleri; Bir Mesih
BEKLEYİŞLER
Bekleyişler vardır, sonu müjdeli olan. Bekleyenler vardır, elinde gülleri solan. Özleyişler vardır, tek çaresi vuslat olan.
Ah efendim şu gurbetlik tez bitsin Seven gönül bilsen ne çok özlüyor Nağmeler hüzünlü, mızrabım kırık Sevenlerin hep yolunu
AĞLAYAN HOCA
Derd-i İslam ile çağlayan hoca Seni anlayamadık mahcubuz sana Bizi o gül bahçesine bağlayan hoca O'nu seninle se
GEL EY SEVGİLİ
Tariften mahrumdur bendeki bu çile Her çile çekilmez bu hasrete Yüreğim düşmüş bir gurbet ele Gel ey Sevgili, ağlama
HİCRETİN SEVGİLSİ
Güller açmış dünyanın dört bir tarafında sevin Bir gür sada dalgalanıyor Senin nam-ı celilin Bu günlerdir elbet özlediğim, beklediğim, mübarek fethim K
GEL EY..
Her kişiye teklif-i mâlâyutak ne gerektir? Er kişiye güneşe bakmak için gayret gerektir. Er kişi ekserden b