ÜSTADIM
Saykal vurup İslam’a atılmışsın meydana,
Seninle tülleniyor Yunuslarla Mevlânâ.
Beyinden soru silip gül ektin yerlerine.
Hizmet-fedakarlıkta, örnek Hak erlerine.
Zindanlar işkence, zehir zehir acı yuttun,
Izdırap kamçın oldu, Hakkın yolunu tuttun.
Başında sarığın, sırtında sakon, garibsin,
‘Tûbâ li’l-Gurabâ’ ile Allah’a karîbsin.
Nâdânlarca meçhulsün, çakırkeyfçe bir deli,
‘Cehenneme gir!’ dense, girersin ey çileli!
Ruhun coşkun, sen aşkın şahlanmışsın asırda.
Seni anlarlar ancak, kaybolmuşlar o sırda.
Kayalıklarda idin, kaymıştı da ayağın.
‘Dâvâm!’ sözünle canı ağzına geldi dağın.
Yaşadığın bu hayatın acı acı gergef,
Rüyalarına bile girememiş hiç çirkef.
Nice tes’îd büşrâsı nazarında duruyor,
Mutluluklar dilerim, bataklıklar kuruyor.
Ektiğin tohumlar yeşerdi Sultanım, bahar.
Güneş artık ümitli, tebessümlerle doğar.
Eserlerin okunup kalblerde yaşanıyor.
Yaşandıkça, yürekler, taş-duvar boşanıyor.
Duvarlar hep lerzede ‘Of anam!’la inliyor.
Ruhânîler pür dikkat lerzeleri dinliyor.
Alem doldu mânâyla, oldu her yer gülistan,
Aldı payını ‘öte’ dolu dolu bu histen.
Peşindeyiz Sultanım, dualar et oradan.
Ne olur ahdimizden ayırmasın Yaratan!
Selami Erken
Bu haber 23/10/2007 tarihinde eklenmiştir.