TÜRK OKULLARI GLOBAL BARIŞIN TEMİNATIDIR
Sevgi Dili Türkçe için televizyonun karşısına geçip sevinçle, coşkuyla, heyecanla, gözyaşıyla 5. Türkçe Olimpiyatını izledik. Böylesine muhteşem bir organizasyonu gurbetellerde seyretmek insana başka bir haz veriyor.
Dünyanın dört bir yanından, dört kıtadan, 100 ülkeden gelen sevgi dolu, heyecan yüklü, kalpleri aşkla dolu rengarenk öğrencileri Türkçe için bir arada görmek ne muhteşem. Düşünenlere, Türkiye için ne muhteşem bir proje, anlayabilenlere ne harikulade bir strateji, akledebilenlere güzel ülkemiz için ne enfes bir yol haritası. Türkiye`yi yıllardan beri dünyanın dört bir yanında en yüksek seviyede temsil eden “Türk Okulları” Türkçe ve Türkiye adına bütün dünyada bir çığır açmıştır. Türkiye için rüya olan bir ideali, hayali gerçekleştiren bu asrın kahramanlarını tarih sonsuz taktir ve ihtiramla anacaktır.
Değişen dünyada bazı devlet ve milletlerin itibarları sıfırlanıp yerin dibine geçerken, bazı ülkelerin itibarı ise amudi olarak yükselmektedir. Türkiye`nin ise devletlerarası arenada itibarını yükseltecek, Türkiye`yi bütün dünyaya tanıtacak, ve bundan sonra da ülkemizin uluslararası kredisini hızla yükseltecek tek proje Türk Okulları olacaktır. Türkiye`yi ve Türkçe`yi dünyanın muhtelif yerlerindeki lobi şirketleri yıllardır dünyaya tanıtmamıştır ve tanıtamayacaktır. Türkiye`yi bütün dünyaya anadolunun bağrından çıkan Anadolu yiğitleri ve Türkiye`nin gerçek aşıkları tanıtacaktır. Gerçek Türkiye lobiciliğinin bütün dünyada adı, adresi, özü Türk okullarıdır ve bu okullardan daha büyük bir lobi, bu okulardan daha etkili bir kültür ateşeliği yoktur.
Bu muhteşem projeyi düşünüp yol haritasını tespit edip sonra hayata nakış nakış örenlerTürkiye sevdalısı kahraman öğretmenlerdir. Bir yığın karasevdalı, sevgiden bir yumak olmuş, vatan hasreti, sıla aşkını sinelerine gömmüş bu yiğitleri bir gün bütün dünya anlayacak. Ama o zaman onların anlaşılmaya ihtiyaçları olmayacak. Varsın bugün karanlık soluklayan, kara bakan, zehir kusan, kalpleri fesadın ta zirvelerinde, kalplerinde balanstan eser olmayan bir düzine zavallılar, sadece nefsaniliğin cenderesinde bu hakikatı görmesinler. Zaten, Türkiye`yi gerçek çağdaş medeniyetler seviyesine çıkaracak, ülkemizi dünyada söz kesen, sikke basan, mühür vuran devletlerarasına yükseltecek bu projenin kimleri rahatsız ettiği de gün gibi ortadadır.
Dünyada dünya barışı ve huzuru adına kurulan dünya kadar kuruluşlar var, dünya kadar insan dünya barışından bahisler açıyor, kitaplar yazıyor, konferanslar veriyor, kampanyalar yapıyorlar. Bütün bunlardan öte esasında sadece konuşuyorlar, evet devir böyle insanlar konuşunca laf konteynırlar dolusu ancak iş icraata gelince sahada kimseler yok. Dillerin kavgaya tutuştuğu, dinlerin savaştığı, kültürlerin gardını aldığı bir asırda, dolaylı yollardan savaşmaya hazır bu önemli unsurları birleştirme ve onların hepsini birer zenginlik olarak görüp dünya barışı adına atılan ne muhteşem adım bu.
21. asır çok değişik senaryoların sahneleneceği asır olacaktır. İnsanlık dışı bir yığın karanlık tiyatroların sergilendiği ve daha da gösterime sunulacağı bir dünyada, elbette dünyanın geleceği olan çocukları sevgiyle, saygıyla, hoşgörüyle buluşturan ve buluşturmaya devam edecek yılmaz, usanmaz, ümitsizlik rüyalarına dahi girmez yiğitler olacaktır. Bu yiğitlere sadece Türkiye`nin değil bütün dünyanın ihtiyacı olduğunu aklı başında olan herkes söylüyor. Varmı bir reçetesi olan Dünya Barışı adına? Varmı bir senaryosu İnsanlık hesabına? Varmı bir hesabı olan insanlığı kurtarma adına? Kim sigaraya, alkole, uyuşturucuya, ahlaksızlığa ve daha bilmem hangi denaat ve şeneatlere dur diyecek? Kimin bir projesi var zenciyle beyazı buluşturan, kimin bir ilacı var, yahudi ile hristiyanı, budist ile şintoisti, hindu ile brahmanı aynı masa etrafında oturtsun? Hangimizin bir sevdası var Türkiye adına, lazı, kürdü çerkezi, aleviyi, sünniyi aynı çatı altında toplasın. Ya Irak`ın bütünlüğünü sağlayacak oradaki farklı mezhepleri, kürdüyle, türkmeniyle, arabıyla, sünnisiyle, şiisiyle, vahhabisiyle kim veya kimler buluşturabilir? Peki ya Filistin! Kim orada akan kanı hangi yolla durdurabilir? İçinde insan olmayan mekezinde insanın olmadığı hangi yol hedefine varır ki? İşte Türk okullarıdır ki bütün bu ard arda sıraladığım meseleleri halledecek, barışın mayası bu okullar olacak.
Hal-i hazırda neredeyse bütün dünyada faaliyet gösteren sevgi dilinin müessisleri olan Türk Okulları bütün dünyayı sevgiyle hem kucaklıyor hemde kuşatıyor. Siyahla beyaz aynı sırada, kürt, türk aynı çatı altında, şii, sünni aynı okul koridorlarında, kısaca büyükleri birbirlerine hasım olanların çocukları birbirleriyle sarmaş-dolaş kardeşlik içerisinde yaşıyorlar. Ve bütün dünyaya şu mesajı veriyorlar. “Dünya Barışı ancak bu okullar ve bu okulların kalbi ve ruhu olan bu muallimlerle mümkün olacaktır”. Siz teoride istediğiniz kadar bu işin lafazanlığını yapınız. Sizin ideal ve ümniye ve belki kimilerine göre rüya olan plan ve projeleri, Türk okulları ve fedakar öğretmenleri pratikte yıllardır uyguluyorlar.
Bu kutsal projenin baş mimarı muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi ve Onun gösterdiği yolda, dünya barışı adına hedefe kilitlenmiş kahraman öğretmenler, topyekün insanımız dünyada bu necip milletin isterse nelere imza atabileceğini bir kere daha sizlerin sayesinde görmüş oldu. Ümitler bir kere daha kamçılandı, heyecanlar bir kere daha saykıllandı, gururumuz bir kere daha yükseldi, izzet ve onurumuz bir kere daha şaha kalktı, yüzümüz güldü, cesaretimiz kanatlandı, bayrağımız nazlı nazlı bir kere daha coşkuyla dalgalandı, sevdamız olan Türkiye`yi bir kere daha yeniden kucakladık, dünyada biz de varız diyebildik. Dünya barışı adına yeniden heyecanlandık, yüzlerce çocuk geleceğe ümitle ve sevgiyle bakmamıza sebep oldu. Evet yağmur bir damla ile başlar, damla ile başlayan sevginin, diyaloğun, kardeşliğin, birliğin, barışın, hoşgörünün okulları oldunuz. Şimdilerde sevgi ve barışa susamış bütün dünya sizlerin birer yağmura dönüşüp bütün yeryüzünü sulamanıza hasret.
Halid Şener
http://www.haberx.com
06/05/2007
Bu haber 22/12/2007 tarihinde eklenmiştir.