Son Dakika: MANA KÖKLERİYLE İRTİBATLI KAHRAMANLAR YETİŞTİRMELİYİZ
AnasayfaYazarlarAlbümAnketlerÜye KayıtÜye Girişİletişim
Arşivde Ara  
Biyografi
Hakkında
Rüyalar
Şiirler
Dua İçin
Medyada
Kaleminden
Güncel
Yazarlar
Sizden Gelenler
Türk Okulları
Muhalifler
Musiki
Haber
Kitaplar

OSMAN AYKUT / TURGUTLU


MÜHENDİS OĞLU MEHMET AYKUT BABASINI ANLATIYOR.

Babam çok hareketli birisiydi. Hayır hasenat işlerini çok severdi. 1950’li yıllarda Turgutlu’da hizmetleri bilen 3-5 kişi vardı. Denizli taraflarından Muzaffer Aslan diye bir abimiz Risalei Nur kitaplarını bize getirirdi. Onun en samimi arkadaşları Yorgancı Ahmet, Derici Kemal, Ali Canseven, Cafer Çim, Mustafa İnce Gürbüz Paşa, Mustafa Birlik, Yusuf Pekmezci ve hatırlayamadığım birçok arkadaşı vardı. Bir ara evimize baskın yapılır. Evde eski Türkçe Osmanlıca bir kitap bulunur. Babam bu yüzden ağır ceza mahkemesinde yargılandı. Ben de son davasına katıldım. Hakim babama sordu:”Bu kitaplar nedir?” “Babamda ben ümmiyim tahsilim yoktur. Bu Arapça kitap eskiden kalmadır” dedi. Sonra mahkemeden beraat etti. Ben ise İzmir’de Mühendislikte okumam nedeniyle İzmir’de bulunuyordum.

1966-1970 yılları arasında Hoca Efendi ile tanıştım. Daha sonraları birinci yurt İzmir Bozyaka’da ikinci yurt ise Turgutlu’da yapıldı. Daha sonra Gündüzalp Lisesi inşaatına başlandı. Ben daha sonra İngiltere’ye yurtdışına gittim. Daha sonra döndüm Polatlı’da ve Bornova’da yedek subaylığımı tamamladım. Hatay’da öğrenci evlerinin birinde problem vardı. Sahibi huzursuzluk çıkarıyordu. Hilal apartmanı olsa gerek. Babam bu duruma çok kızmıştı. Gitti o daireyi satın aldı ve hizmete bağışladı. Aynı yıllar üniversite arkadaşlarımızdan Zafer bey vardı. Ben bir iş gezisi için yıllar sonra Kırgızistan’a gittiğimde; üniversite rektörü İbrahim bey benim okul yıllarımdan arkadaşım çıktı ve birbirimize hasretle sarıldık, kucaklaştık, eski günlerimizi hatırladık. Babam 1950-1960 yılları arasında Isparta’ya giderek Üstad Bediüzzaman Hazretleri’ni ziyaret etmiş. Onunla görüşmüştü. Babam muhasebe ve hesap duygusu içinde yaşardı. Hassas bir insandı.10 yıldan beri evde kefeni ve mezar tahtaları hazır olarak beklerdi.

SELAHATTİN GÖKTÜRK (FABRİKADA USTABAŞI) ANLATIYOR

Osman Aykut amca ile beraber tuğla fabrikasında 27 yıl beraber çalıştık. Çok uyumlu bir insandı. Hareketli yerinde duramazdı. Bende acı ve tatlı çok hatıraları vardır.İnsanların hal ve durumlarını karşıdan anlardı. Birgün beni alarak bir eve derse götürdü. Dersi de Fatih hoca diye birisi yapıyordu. Ders sonunda onun huzursuzluğunu hissetti. Meğer Fatih Hoca’nın çocuğu evde çok hasta olup acil doktara götürülmesi gerekiyormuş. O evde oturmuş gelen insanlara bir şeyler anlatıyordu. Çıkarken hiç kimseye sezdirmeden hasta çocuğunun masrafı olarak harca der gibi onun cebine para koydu, beraberce dışarı çıktık. Zaten cömert, gönlü zengin birisiydi. Cami, İmam Hatip, yurt, okul inşaatlarına yardım ederdi. Hiç tanımadığı birisi gelse okul ve cami için tuğla istiyoruz dese, onları boş çevirmez ,mutlaka yardım ederdi.

EMEKLİ MEMUR CELALETTİN BÖLÜKOĞLU ANLATIYOR

Osman Aykut Abimize beni tavsiye etmişler. Osman Kara Bey’in vasıtası ile onun fabrikasında işe başladım. Turgutlu’da ilk dershane Osman abi’nin eviydi. Ben de Ali Türker bey ile orada kalıyordum.1978-1979’da Turgutlu’da yurt inşaatı başladı. 2.çalışma hayatımı bu yurtta geçirdik. Yurdun resmi evraklarına yardımcı oluyordum. Yurt hizmete girdikten sonra hiç kapanmadı. Hatta bir defasında yurda teftişe gelenler: ”Biz yurdu kapatmaya geldik, kapatmak istiyoruz fakat resmi olarak evraklarda hiçbir açık-eksiklik yok, bütün evraklar sağlam kapatamıyoruz” dediler. Osman Aykut Abimiz her türlü hayır işlerinin önünde arkasında ve yanında idi.

NURHAYAT ERYILMAZ ‘IN ANISI

Benim eşim Ali Eryılmaz trafik kazasında 1971 yılında vefat etti.İyi kötü bize ait bir evimiz vardı. Cenazede taziye için Osman bey geldiğinde bana”Eviniz için bütün tuğlalar benden, ücretsiz olarak göndereceğim” dedi. Bunu daha sonra da hatırlattı. Ama ben teşekkür ettim: ”İnşaat işi ile ilgilenemem.”dedim. Daha sonra bu eski evimizin yerini müteahhite verdik. Bizi memnun eden bize yardımcı olması, bizi unutmaması idi. İnsanın en yakını öldükten sonra yardımın, moralin ne demek olduğunu daha iyi anlıyor.
Osman AYKUT ve Eşi Zeynep AYKUT’un Turgutludaki Mezarı

Bu haber 17/06/2008 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Alıntı Yazılar
Harun TOKAK
Ben Seni Bırakmam...
Erkam TUFAN
Hakan Albayrak'a Açık Mektup
H. GÜLERCE
'Cemaat' neden gündemde tutuluyor?
Cemal UŞŞAK
Geri Dönen Osmanlı Değil
E. DUMANLI
Kim mağdur? Avcı mı, 'cemaat' mi?
Necdet İÇEL
Hocaefendi...
Salih YAYLACI
ABANT Platformu Toplanıyor; Yeni Bir Anayasaya Acilen İhtiyacımız Var
Ali BAYRAM
Özkemen Okulu
Computerman .
Amerika'yı da Fethullah Gülen yönetiyor!
A. TAŞGETİREN
Yiğidi Öldür Hakkını Yeme !!!
Osman ÖZSOY
Sen de mi Fethullahçısın?
Hadi ÖZIŞIK
Hizmetin Adı Fethullahçılık mı?
M. METİNER
Kuzey Irak İzlenimleri
Nazlı ILICAK
PKK, DTP ve Laiklik
H. BABAOĞLU
Alp Nuhoğlu ve Bebeği Kimin Umurunda?
Nuray Başaran
Fettullah Gülen ile 1 saat 15 dakika
Sevim Gözay
Kara kıtada kırmızı - beyaz duygular
Abdullah AYMAZ
Düğününe Sultan Fatih geldi
Ahmet KURUCAN
Kahire Konferansı-Entellektüellerin Gözü ile Gülen Hareketi-2
Nuh GÖNÜLTAŞ
İnsanlığa Olan Borcumuzu Ödüyoruz..
Hekimoğlu İSMAİL
Yeryüzü Bir Kalbur Dostları Eliyor