Son Dakika: MANA KÖKLERİYLE İRTİBATLI KAHRAMANLAR YETİŞTİRMELİYİZ
AnasayfaYazarlarAlbümAnketlerÜye KayıtÜye Girişİletişim
Arşivde Ara  
Biyografi
Hakkında
Rüyalar
Şiirler
Dua İçin
Medyada
Kaleminden
Güncel
Yazarlar
Sizden Gelenler
Türk Okulları
Muhalifler
Musiki
Haber
Kitaplar

MEHMET SELİM TUNÇ


AZERBEYCAN’DA trafik kazası geçiren kardeşimiz Manisa Lisesini bitirdi. İlahiyat Fakültesi için İzmir’e gider. Hatay Kız Kur’an Kursu civarında kalır. Yurttan sonra eve çıkar. Son sınıfta Muğla’lı bir arkadaşı ile Azerbeycan’a gider. Orada çalışmalar sırasında şehit düşer.

Babası Abdullah Tunç 1929 doğumlu 77 yaşında ve sağ Eşi Emine Tunç ise Oğlundan sonra vefat etti. 5 çocukları vardır. Mustafa, Ahmet, Mehmet Selim; 2 kızları vardır.

Baba Abdullah Tunç köyde çiftçilikle meşguldür. Küçük oğlu Mehmet Selim’e düşkündür. Onun doğumuyla beraber işlerinde bereket ve artış gözlenmiştir.

BABASI ABDULLAH TUNÇ ANLATIYOR:

Yurt dışına gitmek isteyen oğluna babası:

’’Oğlum seni evlendireyim ondan sonra git’’ dedim. O ise:

’’Hayır baba” dedi. Ben sonra evleneceğim. Okumuş bir gelin alacağım. Sana bakacağım.’’ dedi.

Ben rüyalarımda onu çok görüyorum. Ona kavuşmak için uçtuğumu görüyorum.

Bir gün izine yaz tatilinde geldiğinde çocukları çok sever ve onlarla ilgilenirdi. Tütün dizen çocuklara:’’Size Kur’an okumayı öğreteceğim.’’ derdi.

İlahiyat fakültesinde talebe iken bir gün bana dedi ki: ’’Yanımda kalan çocuklara ekmek yetiremiyorum’’ dedi. Ben de: ’’Oğlum fırıncı ile görüş’’dedim. ”Bir çözüm yolu bulunur.”

Gitmiş fırıncı ile görüşmüş. Bayat ekmekleri vermek üzere anlaşmışlar çok sevinmişti.

Yine okuduğu yıllarda bereket ve bolluk yılı oldu. Hatta hayvanlarımız bile çift çift yavruladı. Maddi durumumuz iyidi. O sene kendisine para verdim. O kadar sevinmişti ki? Bu sevinç ihtiyacını göreceği için değildi, etrafındaki öğrencilerine maddi yardım edebileceği içindi. Çok cömertti....

Annesiyle beraber Hatay tarafında kaldığı yere ziyaretine gitmiştik. O da yurt dışına gitmek için hazırlıklarını yapıyordu. Hatta çantasını ve bütün çamaşırlarını hazırlamışlar. Seve seve, inancı ve imanı gereği hiç sarsılmadan hicret eder gibi gitmişti.

ABİSİ AHMET TUNÇ ANLATIYOR:

Küçük kardeşim Mehmet Selim Tunç ilkokulunu Üçpınar İlkokulunda bitirdi.Daha sonra okumak için Manisa Lisesi’ne geldi.Daha sonra İzmir İlahiyat Fakültesini kazandı.Daha sonra da Azerbaycan’a gitti.

Ailemiz Üçpınar kasabasında oturmaktadır. Biz 5 kardeşiz. Bunların üçü oğlan ikisi kızdır. Mehmet Selim Tunç kardeşimiz en küçük kardeşimizdir. Kardeşim Azerbaycan’ın Gence şehrine hizmet için gitmiştir. Orada çalışmaları sırasında trafik kazası geçirerek vefat etmiştir.

Kardeşim derslerinde çok başarılıydı. Kendisi de ailemiz de müftü olmasını istiyorduk. Okumak için gittiği İzmir’de Halil Rıfat Paşa Yurduna yerleşti. Daha sonraları Yeşilyurt’ta bir evde kalmaya başladı. Çok heyecanlı,aşklı,şevkli,hizmet edip koşturmayı severdi.İzmir’de Mustafa Yeşil Hoca vardı. Onun çevresindeki diğer arkadaşları Şerif Sırmalı, Yavuz hoca, Canten Kaya bey, Ali Ağca, İzmirli Hilmi, Ömer Kayadır bunlardan İzmirli Hilmi onun hatıralarını yazdığı ajandasını okumak üzere aldı ve henüz geriye gelmedi.

Gence’de beraber çalıştığı İbrahim adında bir müftü de vardı.

Kardeşim sevilen,sayılan cana yakın biriydi.Bulunduğu yerdeki esnafları ziyaret ederdi.Yardımlaşmayı sever,çalıştığı yerlerde kısa süre kalmasına rağmen birçok insanın gönlüne girmiştir. Onun cenazesini yurtdışından Merhum Hacı Kemal abi getirdi. Bizlere ulaştırdı. Bu acılı günümüzde Hocaefendi de gelerek köyümüz Üçpınar’da cenaze namazı kıldırdı. Ve kardeşimizi köyümüzün mezarlığına defnettik.

Ben 1962 doğumluyum, memur olarak çalışıyorum kardeşim Mehmet Selim Tunç 1970 doğumluydu. Cenazede merhum Şemsettin amca ile Numan Yüksel bey de vardı. Bütün dost ve tanıdıklarımız yanımızda olmasından bu acı kaybımızda bizlere destek vermiştir.

Kardeşim zamanını ve gününü iyi değerlendirirdi. Bayramda geldiğinde bile at arabasıyla köy köy dolaşır kurban derileri toplardı. Vefat edenler için ben “Onlar üzerine düşen görevi yaptılar; bizler ne durumdayız acaba?” onların aşk şevk ve hizmet ruhunu devam ettirebiliyor muyuz? beni en çok düşündüren de budur.

Daha sonraları annem de vefat etmiştir. Babam ve diğer kardeşlerimiz sağdır. Allah(c.c.) onlara rahmet eylesin. Bizleri şehitlerin şefaatlerine nail eylesin.

Merkez Üçpınar Mezarlığındaki Kabri

Bu haber 17/06/2008 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Sayfalar: 1
Alıntı Yazılar
Harun TOKAK
Ben Seni Bırakmam...
Erkam TUFAN
Hakan Albayrak'a Açık Mektup
H. GÜLERCE
'Cemaat' neden gündemde tutuluyor?
Cemal UŞŞAK
Geri Dönen Osmanlı Değil
E. DUMANLI
Kim mağdur? Avcı mı, 'cemaat' mi?
Necdet İÇEL
Hocaefendi...
Salih YAYLACI
ABANT Platformu Toplanıyor; Yeni Bir Anayasaya Acilen İhtiyacımız Var
Ali BAYRAM
Özkemen Okulu
Computerman .
Amerika'yı da Fethullah Gülen yönetiyor!
A. TAŞGETİREN
Yiğidi Öldür Hakkını Yeme !!!
Osman ÖZSOY
Sen de mi Fethullahçısın?
Hadi ÖZIŞIK
Hizmetin Adı Fethullahçılık mı?
M. METİNER
Kuzey Irak İzlenimleri
Nazlı ILICAK
PKK, DTP ve Laiklik
H. BABAOĞLU
Alp Nuhoğlu ve Bebeği Kimin Umurunda?
Nuray Başaran
Fettullah Gülen ile 1 saat 15 dakika
Sevim Gözay
Kara kıtada kırmızı - beyaz duygular
Abdullah AYMAZ
Düğününe Sultan Fatih geldi
Ahmet KURUCAN
Kahire Konferansı-Entellektüellerin Gözü ile Gülen Hareketi-2
Nuh GÖNÜLTAŞ
İnsanlığa Olan Borcumuzu Ödüyoruz..
Hekimoğlu İSMAİL
Yeryüzü Bir Kalbur Dostları Eliyor