Son Dakika: MANA KÖKLERİYLE İRTİBATLI KAHRAMANLAR YETİŞTİRMELİYİZ
AnasayfaYazarlarAlbümAnketlerÜye KayıtÜye Girişİletişim
Arşivde Ara  
Biyografi
Hakkında
Rüyalar
Şiirler
Dua İçin
Medyada
Kaleminden
Güncel
Yazarlar
Sizden Gelenler
Türk Okulları
Muhalifler
Musiki
Haber
Kitaplar

MEHMET AKKAYA (GÖMLEKÇİ MEHMET)


Babamız Mehmet Akkaya Konya ili Beyşehir ilçesi Üstünler Köyü doğumludur. Annemiz ise Akseki’den 5 yaşında gelir. Babam zeki, anlayışlı, hassas bir insandı. O kendi kendini çok iyi yetiştirmiş. Yanına iki kişi gelse mutlaka bir şeyler anlatır,boş durmazdı. Hanımı: Gülizar Akkaya 90 yaşında ve sağdır. Kızı Mevlide hanımın yanında İzmir’de oturmaktadır.

BABASI İLE İLGİLİ HATIRALARINI KÜÇÜK OĞLU AHMET EMİN AKKAYA ANLATIYOR:


Babam dini bütün bir insandı. Çok hassastı. Örnek bir insan yaşantısı vardı belki biz çocuklukta bazı şeyleri anlamıyorduk fakat belli yaşa gelince anne,baba daha iyi anlaşılıyor. Babam Konya’nın Beyşehir ilçesinin Üstünler Köyün’den babasına ait eski bir kilimi satarak yol parası yapar, 16 yaşında İzmir’e gelir; bir süre pazarcılık yapar. Askerliğini Van ilinde yapar eski ve yeni yazıyı çok iyi bildiği için nüfus kütüklerini eskileri yeniye çevirmek için üç yıl askerlik süresince yazar .Evli olarak gittiği halde hiç izine gelmeden üç yıllık askerlik süresini bitirerek döner. Uzun süre gömlekçilik mesleği ile meşgul olur.1965’ te bırakır. Abim bu mesleği şimdi İzmirde devam ettiriyor.

Babam Salihli’de ilk risaleleri dağıtan biriydi. Çeşitli defalarda Emirdağ,Barla,Isparta gibi yerlere gidip gelirdi. Bediüzzaman Hazretleri’ne ziyarete gider, buradan giderken kuru üzüm götürür, hediye kabul etmediği halde babamın üzümünü gümüş para karşılığı kabul eder o paralar hala annemdedir.

Babam Fetullah Gülen Hocaefendi ile de tanışırdı. Bizde iki defa misafir oldu. Babamın da cenazesine katıldı biz çok memnun olduk. Babam bize çok nasihat ederdi. Birgün beni 16-17 yaşında iken çağırdı, Namaza ön hazırlık yapmayı idrar, kabir azabı, istibra, istinca işini anlattı. “Dikkat edilmezse abdestsiz namaz kılınır.” dedi. Ben aradan 45 yıl geçmesine rağmen onu unutmadım hala bu konulara dikkat ederim. Allah’a(c.c.)Şirk koşmama konularında da bizlere nasihat ederdi.

Peygamber Efendimize (s.a.v.) aşıktı. Hak aşığı birisi idi. Son 10 yılda hac ve umre kafilesi düzenlerdi. Belki sekiz,on defa da kendisi gitmiştir.1970 yılına kadar bu işi yaptı. Babama ait belgeler abimdedir. Onun en samimi arkadaşları Abdülkadir Sönmez, Erol abilerim, Mahmut Karademir beylerdir.

Arkadaşı Abdülkadir Sönmez Anlatıyor:

Mehmet Akkaya esnaf arkadaşımızdı.1955 yılında gömlekçiliğe başladı. Dini hizmetleri çok sever kendisi de çocuk okuturdu. Risaleleri dağıtır, yazardı. Burada çok meşhur, Türkiye çapında sevilen alim Lutfullah Hoca vardı İmamlık yapardı, Mehmet kardeşimiz ona da risaleleri okurdu, o zat anlam, anlatış tarzı gibi iman hakikatlerini dinlerken göz yaşlarını tutamaz hüngür, hüngür ağlardı. “Risaleler devrimizin tefsiridir, yazanda devrimizin alimidir.” derdi.

Öğrenci Yurdunun Yapılması

Salihli’de gençlere sahip çıkardı. Vatana, millete, ailesine, çevresine yararlı insan olsunlar diye çok gayret gösterirdi. Birgün öğrenci yurdu yaptırmak için arsa alınmıştı. Gençlerimize sahip çıkılacak,sıcak çorba yemek verilecekti. Bunu duyar duymaz hemen tarlasını sattı parayı getirip bana vermem için teslim etti ve bana dedi ki: ”İlk temele konan harç benim parama nasib olsun.” dedi.

Sünneti seniyeye çok dikkat ederdi. Yemek kaplarını tertemiz,yıkanmış gibi temizlerdi. Bir defasında A.Cemalettin bey bile hayret etmişti. Birgün lokantaya yemek için gitmiştik yan masada biri ekmeğin ucundan yenmiş bırakılmış ,ekmek atılacak. Adam elini yıkarken, kalan ekmeği bir kağıda güzelce sardı usulüne uygun ona nasihat etti ve ekmeği eline verdi, adam da götürdü. En küçük bir israfı bile sevmezdi.

Mahmut Karademir Anlatıyor:

Gömlekçi Hacı Mehmet abimiz metot, prensip sahibi hassas bir insandı 1980 yılından beri ikimiz beraberce çalıştık. 07.10.1990 tarihinde vefat ettiğinde cenaze namazını Fethulah Gülen hocaefendi kıldırdı.

Prensip Sahibi İnsandı.

Bende çok değerli hatıraları vardır ben onları bugün bile uygularım. Bunlar:

1-Yolculuğa çıkarken ve güne başlarken Ayetül Kürsü, Felak, Nas, İhlas surelerini okurdu.

2-Sofra ve nimetin bereketi için en küçük bir gıdayı atmaz ,yemek tabaklarını yıkanmış gibi tertemiz yapardı.

3-Konuşulan istişare edilen, yapılacak işlerin yazılmasını isterdi. İleride herhangi bir yanlışlık, tartışma olmasın diye yapacağı işleri yazarak yapardı.

4-Birisi size yardım için 5 kuruş verse onu yazın ve gösterin ,sünnete uygun olsun derdi.Şaibeli ve yanlış anlaşılacak bir işin olmasını istemezdi.

5-Kitap okuma ve okutma işini çok severdi. Yanında daima kitabı vardı.

Hacı Mehmet amca’mızdan çok şeyler öğrendik. Makamı Cennetül Firdevs olsun. Çok hassas birisiydi. Rahatsızlığı için Diyazen 5 getirilmişti. Bir defa içti ona çok dokundu ,şüpheli ilaçları hiç kullanmak istemezdi.İsraf konularında çok hassastı.1980’li yıllarda yurt inşaatı devam eder, aynı zaman da müftülük sitesi inşaatına başlanır. Küçük bir inşaattır ama bitmez. Salihli’de 130 cami olduğu halde müftülük sitesi için CHP’li Kasım amca öncülük yapardı. Mehmet amca ve Kadir abi ile aralarında küçük bir tartışma geçer. Tartışma konusu yurt işini bırak müftülük sitesini bitirelim anlamında olur. Kadir abi buna kızarak ” Sen ne diyorsun?” der.” Ben ayakkabımı satarım yine yurda yardım ederim.”der. 3.katı yapılan yurt inşaatı daha sonra bitirilerek yurt hizmete açılır. Mehmet amca görev verilirse yapar, hiç boş durmazdı. Yaz aylarında köyde çocukları okuturdu. Onun hayatı dolu dolu yaşayarak ve prensipli olarak geçti, bizde silinmeyen izler bıraktı.

BÜYÜK OĞLU ALİ ATİK ANLATIYOR:

Babam gömlekçilik mesleği ile Salihli’de tanışır ve o mesleği öğrenir. Uzun yıllar bu meslek ile uğraşır. Daha sonra 1965 yılında bu mesleği bize devretti. Kendini hizmete verdi ,hizmetlerle ilgilendi. Kendisi gayretli ,azimli ,çalışkan bir insandı. Biz 16-17 yaşlarında idik.1950-1960 yılları arasında bile biraraya gelir sohbet yaparlardı.1960 ihtilalinde çarşı ve dükkanlar açılmadı. O zamanki şartlarda dini mecmualar (Hilal, Sebülü Reşad) dergileri bize gelirdi ve dağıtılırdı. Dükkanımızda kitaplar için ayrı bir raf vardı. Çok kişilerin Risale Nur ile tanışmasına babam vesile olmuştur. Babam ikindi namazı için camiye gittiğinde komşular dükkana gelerek baban kitapları kaldırsın diye haber gönderirler. Babam da komşularına:”Kaldıramam korktu da kaldırdı, dedirtmem.”dedi. Onun çok güçlü bir imanı vardı.

Bediüzzaman’a Ziyaret

Bediüzzaman Hazretleri’ne Isparta’ya ziyarete gider. Bölgemizin de üzümü meşhur olduğu için üzüm ,tarhana vb yiyecek götürür. Üstad Hazretleri kimsenin hediyesini kabul etmediği halde babamın hediyelerini ücretini ödeyerek kabul eder. Gümüş 50 kuruşluktan 3-4 tane verir. Ayrıca ekmek parası vererek “Bununla çocuklarına ekmek al götür.” der. Bediüzzaman Hazretleri gelenlere öğüt olarak bana ziyarete gelme yerine risaleleri okuyun diye babamlara tembih edermiş.

Eski Salihli müftüsü vardı. Lakabı ayaklı kütüphane idi. Babamın yanına ziyarete gelirdi. Babam Riseleleri okuyunca derin derin düşünür hüngür hüngür ağlardı. “Bunlar asrın tefsiri ne güzel anlatılmış.” derdi. Riseleleri çok takdir ederdi. O zamanki şartlara göre dini ilimleri ve Kuran’ı öğrenmek için boyunlarına ip bağlarlar uyumamak için böyle çalışırlarmış. İstekli, gayretli ve çalışkan insanlardı. Babam ben bildim bileli fakir ve ihtiyaç sahiplerini mutlaka gözetir, onlara yardımcı olur ,işlerini görürdü.

DİNİ HİZMETLERE BAKIŞI

Hizmetleri Allah(c.c.) bize yaptırıyor derdi.1975-1980 yılları arası elinde valizleri ile 3 kişi” Biz Salihli’ye yurt açmaya geldik” deyince sevincinden uçar. O yıllarda böyle bir düşünceyi taşıma onu çok mutlu etmiş ,onların elinden tutmuş ,onlara öncülük etmiştir.

Yukarıda Allah Deyen Köyü’nde cami altında bir bahçesi vardı. Orada çocuklara Kuran okuturdu. Ona: ”Hoca sana kızmaz mı?” derler. Babam da ”Hoca’nın işi var öğrencileri bana gönderiyor.”derdi. Seve seve Kuran okutma işini karşılıksız yapardı.1965’ten sonra kendini tamamen İman Kuran hizmetine adadı. Hatta Kuran öğrenmek isteyenlerin evlerine kadar gider onları okuturdu. Dini çok iyi sevdirirdi. Çevresindeki insanları ziyaret ederdi. Çok gayretliydi yorulma nedir bilmezdi. Salihli’de yurt hizmetlerinin başladığını, gençlere sahip çıkılacağını görünce üzüm bağımızı ilk bağışlayan, veren babamdır. Her türlü dini hizmetin içindedir. Daha sonraları fiilen yurt işiyle de ilgilendi. Uygun kişileri getirir ,yurdu gösterirdi. Onlardan para istemiyorum derdi. Bu hizmeti tanımalarını isterdi. Daha sonraları kendi kullandığı bir bisikleti vardı. Onu da hizmete hibe etti.Bu kadar hizmet aşığı birisiydi.

Muzaffer Aslan abi vardı .Geldiği zaman bizde kalırdı. O elli yıldan beri kitap getirir. Babam da onları dükkanımızdan dağıtırdı. Bizleri çok severdi. Bizimle ilgilenirdi.İzmir’den Mustafa Birlik abiler ile tanışırdık. Kestane Pazarı’na gider gelirdik.

HOCA EFENDİ İLE GÖRÜŞTÜ MÜ?

Hoca Efendi’nin Salihli’ye özel bir ilgisi ve bakışı vardı. Hoca Efendi İzmir’den Koca Yusuf ile beraber Salihli’ye geldiler. Hizmetle ilgili görüşmeler yaptılar. Aksamalar ve hatalar nedir? bunun üzerine görüştüler. Bunun için kendi çevresine göre Salihli’de gelişmeler daha geç başlamış oldu. Daha sonra babam Hoca Efendi ile İzmir’de, Bornava’da, İstanbul’da çeşitli görüşmeler yapmıştır. Rahatsızlandığında Hoca Efendi onun sağlık durumunu hep sordu, ilgilendi. Babam son yatsı namazını oturarak kıldı. Son sözü “Allah(c.c.)” diyerek vefat etti. Son anına kadar aklı ve şuuru yerinde idi. Bu birbirini seven insan için vefa duygusunun tezahürü idi, vefatında Hoca Efendi gelerek cenaze namazını kıldırdı ve bize taziyede bulundu. Allah(c.c.) ondan razı olsun.

ABLA MEVLİDE ERDOĞAN ANLATIYOR

Babam çok dürüst bir esnaftı. Onun mesleği olan gömlekçilik işinde annem de biz de yardımcı oluyorduk. İlik ve düğme dikme işlerinde yardım ederdik. Helal kazanca çok dikkat ederdi. Vefatından sonra Üstad Bediüzzaman Hazretleri’ni rüyamda gördüm. Babamı bisikletinin arkasına almış koca çeşme tarafına doğru götürüyordu. O yıllarda Salihli’de oteller yoktu. Misafirler geldiği zaman bizim evde kalırdı. Ağır ceza mahkemesi Salihli’de olduğu için Avukat Bekir Berk 163. madde savunması için geldiğinde babam onu bizim evde misafir ederdi. Hoca Efendi’nin cenazeye katılması bizi çok memnun etti. Aile büyüklerimizden birisi bana dedi ki:”Cenaze çok kalabalıktı. Sanki evliya vefat etmiş gibiydi. Ben onların ellerini tutmaktan kolum yoruldu”dedi.

DAMADI EMEKLİ AZMİ ERDOĞAN ANLATIYOR:

Onun kaza namazı yoktu. Her konuda çok hassastı,borçlu değildi. Namaz için çok titizlilik gösterir ,sabah erkenden kalkardı. Çok ciddi bir insandı. Bir huzursuzluğunu görmedim. Komşu, akraba hepsini gözetirdi. Üst düzey insanlarla çok rahat görüşürdü.

Salihli Mezarlığındaki Kabri

Bu haber 17/06/2008 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Alıntı Yazılar
Harun TOKAK
Ben Seni Bırakmam...
Erkam TUFAN
Hakan Albayrak'a Açık Mektup
H. GÜLERCE
'Cemaat' neden gündemde tutuluyor?
Cemal UŞŞAK
Geri Dönen Osmanlı Değil
E. DUMANLI
Kim mağdur? Avcı mı, 'cemaat' mi?
Necdet İÇEL
Hocaefendi...
Salih YAYLACI
ABANT Platformu Toplanıyor; Yeni Bir Anayasaya Acilen İhtiyacımız Var
Ali BAYRAM
Özkemen Okulu
Computerman .
Amerika'yı da Fethullah Gülen yönetiyor!
A. TAŞGETİREN
Yiğidi Öldür Hakkını Yeme !!!
Osman ÖZSOY
Sen de mi Fethullahçısın?
Hadi ÖZIŞIK
Hizmetin Adı Fethullahçılık mı?
M. METİNER
Kuzey Irak İzlenimleri
Nazlı ILICAK
PKK, DTP ve Laiklik
H. BABAOĞLU
Alp Nuhoğlu ve Bebeği Kimin Umurunda?
Nuray Başaran
Fettullah Gülen ile 1 saat 15 dakika
Sevim Gözay
Kara kıtada kırmızı - beyaz duygular
Abdullah AYMAZ
Düğününe Sultan Fatih geldi
Ahmet KURUCAN
Kahire Konferansı-Entellektüellerin Gözü ile Gülen Hareketi-2
Nuh GÖNÜLTAŞ
İnsanlığa Olan Borcumuzu Ödüyoruz..
Hekimoğlu İSMAİL
Yeryüzü Bir Kalbur Dostları Eliyor