HOCAM EFENDİM
Mızrabı gönlüme vurdun da gittin;
Geceler mahzun, gündüzler garip, olmuyor sensiz.
Bizleri yetim, hem öksüz koydun da gittin;
Baharlar yasta, mevsimler durgun; dönmüyor sensiz.
Akıncı gibi şahlanaraktan
Ruhlarda heyecan estirerekten
Karanlık ufukları hep yararaktan
Gel ki ışığa hasret hepimiz.
Kalbimize çaldığın baldan tatlı sözlerin
Ruhundan süzülenlerle yıkanmış gözlerin
Gönüllerde yeşeren muhabbet izlerin
Uzaklarda kalıverdin, olmuyor sensiz.
Rabden ilham yükü alaraktan
Kötülüklere kamçı çalaraktan
Ağlayan gözleri silerekten
Gel ki fıkdana çıktı kapımız.
Bilmem ki neyin yasını tutmalı?
Vediayı kime emanet etmeli?
Sensiz sana, nasıl, nasıl gitmeli?
Yollarımız yolunu bulmuyor sensiz.
İdbarı ikbale çevirerekten
Batıdan muştular yoğuraraktan
Benim gibi kaçakları çağıraraktan
Gel ki, tesirsiz hep hitabımız.
Heyecanlar, helecanlar ben yörüngeli
Gökler kapalı, ruhlar frengili
İbadetler aksak, dualar prangalı
Kainatın Efendisi (sav) gelmiyor sensiz.
Miraç kapılarını zorlayaraktan
Efendimden müjdeler derleyerekten
Yürekleri imanla harlayaraktan
Gel ki, sana teslim ipimiz.
Selami Erken
Bu haber 23/10/2007 tarihinde eklenmiştir.