HİCRETİN SEVGİLSİ
Güller açmış dünyanın dört bir tarafında sevin
Bir gür sada dalgalanıyor Senin nam-ı celilin
Bu günlerdir elbet özlediğim, beklediğim, mübarek fethim
Kalbler tekrar fethedildi dirildi kaç asırdır uyuyan Fatih'im
Yaşanıyor Senin va’d ettiğin günler, etraf gül gülistan
Rengarenk deriler, insanlar, lisanlar; lakin hepsi Müslüman
Ateşlendi artık iman topu tutamaz bizi o engin surlar
Çünkü bu sinelerde bitmez bir aşk, bitmez iman var
Bekleseydin de görüp bunların destanını yazsaydın Mevlana
Bırakırdın Mesnevi’yi yazardın bu destanı Arş-ı Azama
Görmez olsa gözlerim, duymaz olsa kulaklarım neye yarar
Gördükten sonra dirilişini İslam'ın, hepsi feda olsun ey Yar
Bilmem kaldı mı dünyada gitmediğin yer, varsa kutuplarda
Yaşayan insan, durma bir an önce oraya var da
Yarın varınca huzura sorarlar “niye gitmedin kutba;
Hakları vardır sende, sen Osmanlısın, nerde ahde vefa?”
Sen kaldın bu alemin son ümidi, barışın habercisi
Seninledir sulh, göster onlara adaleti hakkın son sefercisi
Kim demiş artık gidilir mi başka diyarlara, bitti hicret!
Sensin belki bu asrın son muhaciri Allah'a dayan, sabret
Kırdın gittiğin yerlerde zalimin zulmünü, sana düşmanlık ondandır
Ama üzülme, yılma sakın; senin ücretin, senin kudretin O'ndandır
Senden çok uzakta da olsa bu günleri görmeye fedayım
Ben bu yolda ölmeye doğdum yalnız bu yola gedayım
Sana uzaklığın yaktığı ateş on yedi yıldır beni yakar
Yusuf gibi düzelmez dilim, gönlüm hep bir Yakup'a bakar
Benim Yakup'umdur şiirim gönlümün haline lisan olur
Mısıra sultan olmaz belki ama senin sevginle ihsan olur
Gamm - Nak
Bu haber 23/10/2007 tarihinde eklenmiştir.