GÜLEN ÖRNEK GÖSTERİLDİ...
Fethullah Gülen Hocaefendi'nin ilham kaynaklığı yaptığı eğitim ve diyalog faaliyetleri yarın İsviçre'nin Davos kentinden başlayacak Dünya Ekonomik Forumu toplantılarında gündeme gelecek.
Forum'un Batı-İslam Diyaloğu Topluluğu tarafından hazırlanan "İslam ve Batı: Diyaloğun Durumu Üzerine Yıllık Rapor" başlıklı raporda, Gülen'in öncülük ettiği diyalog ve eğitim faaliyetlerine dikkat çekildi. Türk diaspora gruplarının sadece Türkiye'ye değil, örneğin Orta Asya ülkelerine de hizmet eden köklü ve büyüyen programlara sahip oldukları belirtilen raporda,
"Türkiye kökenli Fethullah Gülen hareketi, okul ağını önemli ölçüde büyütmüş ve şu anda 100 kadar ülkede çalışmaktadır." ifadeleri yer aldı.
Washington'daki Georgetown Üniversitesi'nden John J. DeGioia başkanlığındaki komitenin hazırladığı 157 sayfalık raporun "Eğitim ve Kültürlerarası Anlayış" ana başlığı altındaki bölümünde de
Avustralya Katolik Üniversitesi'nde Fethullah Gülen Kürsüsü kurulması örnek gösterildi.
"Kürsü, Müslüman-Katolik diyaloğunu Avustralya ve Asya-Pasifik bölgesinde büyütme ve yerel diyalog girişimlerinin yanında, üniversitenin uluslararası diyalog için Asya-Pasifik Merkezi çalışmalarını desteklemektedir." denildi.
Davos'ta tartışılacak olan "İslam ve Batı: Diyaloğun Durumu 2008" raporunun "Gallup Müslüman-Batı Diyaloğu Endeksi" bölümünde ise Türkiye olumsuz bir pozisyonda yer aldı. 21 ülkede çeşitli sorulara verilen cevapların birleştirilmesiyle elde edilen ve ülkelerin Doğu-Batı diyaloğu için duydukları iyimserliği sıralayan endekste, AB üyeliğine aday Türkiye son sıralarda, Batı'yla sık sık çatışan İran'ın da bir hayli gerisinde yer aldı. 21 ülkede diyaloğun durumunu 100 puan üzerinden ölçen endeks şöyle: "Bangladeş 50, Suudi Arabistan 46, Hollanda 44, Kanada 44, Singapur 43, İran 43, İsrail 42, Belçika 42, Endonezya 40, ABD 40, Filistin Toprakları 39, Mısır 39, Malezya 39, İsveç 38, İtalya 37, Danimarka 37, Türkiye 36, İspanya 33, Pakistan 30, Brezilya 26, Rusya 25."
Amerikan dış politikasına yönelik antipatinin "El Kaide'ye destek anlamına" gelmediği belirtilen rapora göre Türkiye'de yüzde 13, Ürdün'de yüzde 18 ve Mısır'da yüzde 22 oranında El-Kaide desteği bulunuyor.
Ortadoğu'da, İranlıların arasında Batı ve Müslüman dünyası arasındaki etkileşimi önemli bulanların oranı yüzde 70 oldu. İran'ı yüzde 64 oranıyla Türkler izledi.
Araştırma, birçok Müslüman ülke halkının, 'Batı dünyasının Müslüman dünyaya saygısının yetersiz olduğuna inandığını' gösterdi. Filistinliler yüzde 84, Mısırlılar yüzde 80 gibi yüksek oranda, Türkler yüzde 68, Suudi Arabistan'da yaşayanlar yüzde 67 ve İranlılar yüzde 62 gibi daha düşük oranda bu kanaate sahip bulunuyor. Danimarka, ABD, İsveç, Kanada, İsrail ve Hollanda'da ise Batı'nın Müslüman dünyaya saygı gösterdiğine inananların oranı yüzde 40'lar düzeyinde.
'Müslüman dünya Batı dünyasına saygı duyuyor' tezini ise Türklerin yüzde 45'i, Endonezyalıların yüzde 65'i, Suudi Arabistan vatandaşlarının yüzde 72'si, Filistin'dekilerin yüzde 69'u, Mısırlıların yüzde 62'si ve İranlıların yüzde 52'si savunuyor. Rapora göre ABD'de vatandaşların yüzde 70'i, Kanada'da yüzde 72'si, İsrail'de yüzde 56'sı İslam dünyasıyla daha büyük bir etkileşimin yararlı olacağını savunuyor. Suudi Arabistan, Mısır, Filistin, Malezya, Türkiye ve İran halkları da bunun yarar sağlayacağına inanıyor.
Araştırma, Doğu ve Batı'nın pek iyi geçinemediği konusunda bir konsensüs olduğunu da ortaya koydu. Bu algı ABD'de yüzde 88, Danimarka'da yüzde 85, İsrail'de yüzde 83, Filistin'de yüzde 83, Mısır'da yüzde 75, Türkiye'de yüzde 71. Raporun kendi türündeki ilk yayın olduğu, toplumların birbirini algılamasıyla alakalı sistematik bir inceleme içerdiği belirtildi. Raporda Batı ile Doğu arasında çatışmadan sakınılabileceğine inanıldığı ama mevcut durumda kötümserliğin hâkim olduğu tespiti yapıldı.
Forbes: Dünya çapında Müslümanlara ilham verdi
Ünlü ekonomi dergisi Forbes, Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında işlediği bir portre haberde kendisini, "Tüm Müslümanlara ilham veren vaiz" olarak niteledi. Dergi, Hocaefendi'nin "modern dünyada kendini evinde hisseden Müslümanlara ilham verdiğini" belirtti. Fethullah Gülen'in hareketinin başlıca karakteristiğinin, "seküler devleti yıkma gibi gayesi bulunmaması" olduğunu kaydeden dergi; ancak Müslümanlara kendilerine sunulan tüm fırsatları değerlendirmeyi öğütlediğini vurguladı. Forbes dergisi, Oxford Analytica'ya dayandırdığı portre haberinde, Fethullah Gülen'in hayatından ilginç kesitler sunuyor.
Gülen'in, Bediüzzaman Said Nursi'nin öğretilerinden etkilendiğini ifade eden dergi, Said Nursi hareketinden de kısaca bahsediyor. Dergi, Said Nursi'nin 'oldukça muhafazakâr ve Nakşibendi tarikatından olmasına rağmen', Müslümanların moderniteyi reddetmemesi; aksine kutsal metinlerde onunla (modernite) ile bütünleşecek ilhamlar bulması gerektiği mesajı verdiğini" aktarıyor. Forbes, Fethullah Gülen'in İzmir'e vaiz olarak atanmasını anlatırken de kent hakkında
"siyasi İslam'ın asla kök bulmadığı şehir" i
fadesini kullanıyor. Gülen'in, başta eski Sovyet ülkelerine açıldığı kaydedilirken, zamanla Batı'ya doğru genişlediği belirtiliyor.
Dergi, Fethullah Gülen'in ününün, 1997'de "tedavi ve Türkiye'deki tacizlerden kurtulmak amacıyla ve takipçilerinin ısrarı üzerine" ABD'ye gittiğinde daha da arttığını dile getiriyor
.
Gülen hareketinin "muhtemelen İslam'ın modernizasyonunda ve Batı düşüncelerine angaje olmasında uzun süren bir etkiye sahip olduğu" kaydediliyor.
New York, Cihan / Ankara, Anka
ZAMAN
Bu haber 23/01/2008 tarihinde eklenmiştir.