BİR GÜL HİKAYESİ
Hicret demişti bülbül
Sürgün vermişti ki gül
Taze goncaydı o gün
Şakıyıp uçtu bülbül.
Yıllar sonra dedim kendi kendime
Gülün kokusu tüttü bugün içimde
Gülü bir görsem diye
Çıktım uzun menzile
Yorgun düşmüştüm ki kanat çırpmaktan
Göründü uzaktan lâlezar bir an.
Dedim: "Şükür Allah'a, kavuşturdu yurduma"
Lâkin pek hüzünlü, pek mahzundu laleler
Hepsi boyun bükmüş, her birinde bir keder
Alıp derin bir nefes, sordum genç bir laleye
Acep bir zaman burada açan goncagül nerde?
Dedi: Sen ondan geçtin
O da sîne-i candan
Döneceksin diye bekledi seni her an
Sararıp soldu, kalmadı kendinde derman
Bıraktı yaprak yaprak ruhunu rüzgarlara
Tâ ki taşısın kokusunu yârin diyarına.
Bir âh ettim
“Eyvah, candan özge cânânımı kaybettim”
Yedi cihanı dolaştı feryadım
Karlı dağları sardı efkârım
Ak kor demir gibi damarda kanım
Çevirdi kışı bahara harım
Yitik aşkınla dağlandı sinem
Kurudu gözyaşım kalmadı dirhem.
Özge Kandemir
Bu haber 24/10/2007 tarihinde eklenmiştir.