BAYRAM AKA
Manisa ili Saruhanlı ilçesi Yılmaz mahallesi doğumlu aileninin iki erkek çocuğundan büyük olanıdır. Baba adı Ali, anne adı Gülsoy babası çiftçilik ile meşguldür annesi ev hanımıdır.
Hanımı Tülin Aka 29.11.1982 Gümülceli doğumlu annesi Hatice hanım ev hanımı, babası Hasan bey memurdur.
Evlenme Tarihi:02.09.2003(Manisa)
Bayram Aka ilk ve ortaokul öğrenimini Saruhanlı ilçesinde tamamlar. Lise öğrenimini Manisa Anadolu Öğretmen Lisesi’nde bitirir. Üniversite eğitimini 9 Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği bölümünü bitirir
İlk ataması Saruhanlı ilçesi Gümülceli beldesi Şehit Muzaffer Yalçıner İlköğretim Okulu’na yapılır. Bir müddet burada çalıştıktan sonra mecburi hizmet için doğu hizmetine Yozgat ili Çekerek ilçesi Beyyurdu beldesine atanır. Oraya giderler.(14.08.2003)Burada 3,5 ay kalırlar.

Yine mutlu bir günde 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde okula gitmek için yola çıkılır. Çalıştığı Beyyurdu beldesine öğretmen arkadaşlarıyla giderken beş kişi yoldaki buzlanma nedeniyle, dereboyu uçurumuna yuvarlanır, beş kişiden dördü yaralanır,Bayram AKA olay yerinde şehit düşer.
AKA, Kız Meslek Lisesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü mezunu olup,daha önce 3 yıl usta öğretici olarak görev yapmıştır. Olayın olduğunda eşi 3 aylık hamiledir.
HANIMI BAYRAM AKA ’YI ANLATIYOR:
24.11.2004 günü sabahleyin erkenden kalktık. Haberlere ve hava durumuna baktı. 2 gün önce 20-30 cm kar yağmıştı. Şöyle dedi: ’’ Memleketimde 28 derece sıcaklık var. Burada ise -3 derece bu bölgenin çocuklarını okutmaya geldik. Her şartlarda çalışmalıyız, hizmet etmeliyiz gibi ifadeler kullandı’’. Yozgat’a giderken de sevinçli ve çok memnun olarak gitti: “Türkiyenin her tarafında çalışmalıyız.” dedi.
Eşim bayramda çok aşırı çocuk sevgisi vardı. Onun kadar çocukları aşırı derecede seven birini görmedim. Yaramaz, çalışkan, ayrımı yapmadan hepsini severdi. Eski çalıştığımız yerdeki öğrencileri için onları çok özledim dedi. Yeni yerinde,yeni okulundaki öğrencileri için 2 ay gibi kısa bir sürede çabucak kaynaştı.
24 kasım sabahı: “Bugün öğretmenler günü fakat ben hediye alamayacağım” dedi beraber çalıştığı öğretmen arkadaşı ile okulda beraber yemek üzere kuru pasta alırlar fakat yemek nasip olmaz.
Daha önceleri aynı yolda 3 üç defa daha kaza geçirirler. Yine bir defa ters yöne dönerler.
Tedbirli, dikkatli, fedakardı, başkalarını düşünürdü: Yine soğukların başladığı zamanlar kışlık bot türü bir ayakkabıya ihtiyacı vardı. Çarşıya almak için gitti, araba için zincir alıp geldi. Onu arabaya taktı, denedi. “Zincir daha önemli biz bu araba ile beş kişi gidiyoruz.” dedi.
Diğer kazaların olduğu günlerdi (bayan öğretmenlerin trafik kazası, öğrencilerin gezi dönüşü kazası, doğuda sobanın patlaması sonucu yanan bayan öğretmen) komşular da bize gelmişti. Kazalardan konuşuldu, o dedi ki: “Kazalar göz açıp kapayıncaya kadar olur geçer. ”Dedi. ”Ne yazıldı ise o olur. ”dedi. Çok sağlam bir inancı vardı.
24 Kasım öğretmenler günü idi .Onu her gün uğurladığım gibi pencereye yöneldim. Her zamanki yerine yokuşun başına geldiğinde ben yine elimi salladım. Bu alıştığımız bir uğurlama şekli idi. Fakat bu defa cevap yoktu. Ne bana döndü ne el salladı....ne baktı...ne beni gördü..?...çok durgun ve başka bir boyutta gibiydi...dalgındı onu böyle hiç görmemiştim......
Vefat edeceği gün beraber kahvaltı yaptık Yozgat’ta 3 bayan öğretmenin trafik kazasında ölüm haberini dinledik. Normal çıkış saatinden 15-20 dakika önce çıktı.”Arkadaşlar zincir takmasını bilmez ,onlara yardım etmek için erken çıkıyorum” dedi. O gün kendi arabası ile değil arkadaşının arabası ile gidilecekti,kazadan sonra öğrendik ki arabaya zincir takılmamış.
Eşim vefat ettiğinde ben üç aylık hamile idim kaza sonrası aşırı üzüntü ile on gün hastanede yattım. Çok bitkin düşmüştüm. Zaman zaman çocuğumuz, geleceğimiz, planlarımız gibi konuşurduk yine bir gün kızımız olursa: İsmini ”SUDE” koyalım dedi konuşmalarında sanki hiç erkek isminden bahsetmedi. Sanki bazı şeyleri biliyor,hissediyor gibiydi...
Eşimin Gördüğü Rüya
Evimizde kitap okuyorduk, bana yardımcı oluyordu. Benim Kur’anı hatim isteğim vardı. “Beraber okuyalım ben sana yardımcı olayım.” dedi. “Bu hatimi kimin için yapalım biliyor musun.” dedi. Bunu ”Doğmamış çocuğumuz için yapalım ”dedi. İkimiz birlikte o hatimi okuyup bitirdik. Eşim bana sağlığında : ”Seni rüyamda gördüm. Bir kız çocuğunun elinden tutuyor gidiyordunuz. Ben ise yanınızda yoktum .Fakat çocuğun dış görünüşünü beğenmedim”dedi. Doğumda kızımız olmuştu. Başka bir defa daha: ”Manisadan ev almışız Karaköyde karakolun sırasında 2.kat bir evdi.” dedi. Eşyalarımızı Yozgattan getirdikten sonra ileride Manisa’da otururuz diye ev alalım dedik. Bir emlakçıya gittik bize doğruca eşimin tarif ettiği yere götürdü. O evi satın aldık şimdi o evde kızım Sude ve ailem ile birlikte oturuyoruz.
Vefatından sonra bütün arkadaşları taziye için geldiler. Ankara’dan İlhan bey de arkadaşları ile geldi. Acılı günlerde insanların yanında olmak çok önemlidir.
KAYINVALİDESİ ANLATIYOR:
Annesi Hatice Hanım(Kayınvalidesi.)Bayram bizim damadımız değil, sanki öz evladımız gibiydi. Açık sözlü, her konuda onunla her şeyimizi paylaştığımız için kendi evladımızdı, onun genç yaşta gitmesi ciğerimizi yaktı. ondan öğreneceğimiz çok şeyler vardı. Topluma, çevresine, insanlara öğrencilerine çok yararlı bir insandı. Cana yakın sevecen biriydi. Evimize geldiğinde evimiz neşe dolardı. Bize geldiğinde evden ayrılmak istemezdi. Kendine göre prensipleri vardı. Günlük yaşamında çok hassas biriydi. Ben “Bizim evladımız ölse, o yaşasaydı daha iyi olur demişimdir. Çünkü o çevresine çok faydası dokunan bir öğretmendi. Öğrencilerini iyi yetiştireceği için bunu söyledim. Ondan ailece çok şeyler öğrenmiştik.
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ KÜÇÜK KARDEŞİ ANLATIYOR

Küçük Kardeşi Mehmet (üniversite öğrencisi) abim ile arkadaş gibiydik .Ben ziyaretine giderim, çok memnun olurdu. İş ve günlük hayatında çok pratik çözümleri vardı .Çok farklı düşünür, orijinal, kimsenin aklına gelmeyen teklifleri olurdu insanlar şaşırırdı. Şartlara,zamana,kişilere göre her konunun,problemin çözümü onun için vardı,teklif ederdi...
Biz iki erkek kardeş olduğumuz için Süleyman dedem bizi çok severdi. Çocukluğumuzda Her cuma akşamı çağırır “Sizinle Gökçeköy yarenliği yapacağız” derdi. Cezve ile bize kahve yapar içirirdi. Bize cuma geceleri camilerde yapılan dualar gibi dualar ederdi. Yasin okurdu, yarısını ezbere bilmemin sebebi, yanımızda okuması idi. Şimdi düşünüyorum dedemden ne çok şeyler öğrenmişim. Dedeler torunları ile çok iyi ilgilenmeli onlara doğru,güzel şeyler öğretmeli,maddi ihtiyaçlarından daha çok ruhunu, kalbini, doyurmalı, onlarla sohbet etmeli. Biz abim ile bir hafta boyu dedeme gideceğiz diye o günün gelmesini iple çekerdik. Allah(c.c.) Rahmet eylesin Süleyman dedem vefat etti. Makamı cennet olsun.
BABASI ALİ AKA ANLATIYOR
Oğlum Bayram Aka 14.05.1978 doğumlu. İlkokulu Yılmaz İlkokulunda okuyarak Saruhanlı Ortaokulun’a devam etti. Öğrencilik yılları çok başarılıydı. Manisa Öğretmen Lisesi’ne asil olarak kaydoldu. Liseden sonra Buca Eğitim Fakültesi Edebiyat Öğretmenliği Bölümünü bitirdi. Son tayinin çıktığı Yozgat-Çekerek-Bağyurdu Beldesi şehit Ferhat Değerli İlköğretim Okulunda çalışırken 24 Kasım Öğretmenler Gününde vefat etmiştir.
Üniversitede okuduğu yıllarda İzmir Buca’da evlerde kalmıştır. Biz aile olarak çocuğumuzun böyle bir okulu kazanmasına ve okumasına çok sevindik. Çocuğum Bayram Aka çok saygılı ve uyumlu bir kişiliğe sahipti.
İsmini Dedesi Koydu
Çok Ehli Kuran Süleyman dedesi vardı. Onun doğumu ile ilgili bayramda dünyaya geldiği için adının Bayram konulmasını istedi. Biz de büyüklerimizin sözünü tutarak koyduk. Oğlum Ramazan Bayramından sonraki onuncu günde doğdu. Vefat tarihi de gene aynı güne rastlar. Çocuklarımızın her ikisinden de çok memnunduk,ikisi de yaşlarına göre olgun davranırdı.
Köye geldiğinde oğlum Bayram bir şey söylemeden çalışırdı. Hiç işlerde ayrım yapmazdı. Çiftçi olduğumuzdan traktöre biner ne iş varsa yapardı.
Evde beraber kaldıkları üniversiteli arkadaşlarını getirir yemek yedirirdi. Bornova’da kaldığı ev arkadaşları ondan çok memnundu. Çocuklarımızın inançlı ve ahlaklı olması için onları Kur’an Kursu’na verdik. Ben onun arkadaşlarından çok memnundum. Cana yakın ve insaniyetli kişilerdi. Her arkadaşı onun düğününe, nişanına ve cenazesine katıldılar. Allah(c.c) onlardan razı olsun.
Bunlar Zafer Gürler, Sinan Çiftçi, Mehmet Maraşlı ve daha birçoğu…
ANNESİ ANLATIYOR
Bizim çocuklarımız Mehmet ve Bayram bize ve çevrelerine karşı çok uyumlu ve saygılıydılar. Küçüklüğünde ve ilkokul çağlarında arkadaşlarından,komşularından ve çevresinden hiç şikayet işitmedim. Onlardan çok memnunum. Allah onlardan razı olsun. Mekanları cennet olsun. İnsan iman ve sabır sayesinde bu sıkıntıları aşabiliyor. Diyoruz ki: “Allah(c.c.) verdi Allah(c.c) uygun gördü aldı.” Diyoruz. O herşeyin iyisini bizden daha iyi bilmektedir.
Babası Ali Aka Mezarı Başında Yılmaz-Saruhanlı
Bu haber 17/06/2008 tarihinde eklenmiştir.